La Fontaine, Tilki ile Teke, Amerika ile İran




 Bir vesileyle La Fontaine'in Masallar'ını okurken birkaç şeyi farkettim. La Fontaine'i orta mektep ya da lise mezunu olan herkes bilir, Ağustos Böceği ve Karınca hikayesi en azından kulağımıza çalınmıştır. Sanki kafamda hep 19. yüzyılda yaşamış, günümüze yakın bir adam izi vardır; oysa 17. yüzyıl Fransa'sında yaşamış; tam olarak Evliya Çelebi ile muasır (ne demekse muasır!). Önsözü o yüzyıl Fransasının entelektüel ortamı hakkında bir izlenim veriyor. Adam, doğal bir şekilde kendi medeniyetinin köklerinden haberdar, onlara hâkim. Bir yanıyla Latin, bir yanıyla eski Yunan kaynaklarından besleniyor. Evliya Çelebi ve muasırları da (gene geldi muasır!) hem Arap, hem de Fars kaynaklarından beslenir, kendi Osmanlı entelektüel çevrelerini oluştururlardı.


    Her neyse, meramım La Fontaine ile ilgili birkaç düşüncemi paylaşmak, lafı Amerika'nın İran saldırısına getirmek. La Fontaine hayvan masallarını (aslında çevirideki "masal" kelimesi uygun değil, "kıssa" daha uygun olurmuş) şiir halinde yazarken bunun Batı için orijinalitesinin farkında, ne yaptığını ve ne gibi eleştiriler alabileceğini hesaplamış. Tercih ettiği, kurguladığı bu orijinal üslup ders verici, terbiyevî, ama aynı zamanda sıkıcı olmayan, eğlenceli bir üslûp. Bir yerde diyor ki,

«Bir çocuğa deyin ki, Crassus Perslere karşı giderken, nasıl çıkacağını düşünmeden düşman ülkesine girdi; bu yüzden de bütün çekilme çabaları boşa gidip ordusuyla birlikte mahvoldu. [Yani çocuk bunu anlayamaz! HD]. Aynı çocuğa bir de şunu söyleyin: Tilki ile teke su içmek için bir kuyunun dibine inmiş; tilki tekenin sırtını, boynuzlarını merdiven gibi kullanıp dışarı çıkmış; tekeyse inerken nasıl çıkacağını düşünmediği için kuyuda kalmış; demek her iş yaparken sonunu düşünmek gerek.»

Bunları okuyunca, ne ilgisi varsa, İran'a saldıran Amerika ve tabii  sarı kafalı adam geldi. Televizyonlardaki eli deynekli (ekranda veya haritada belli bir noktayı göstermeye yarayan alet. Tam adını bulamadım, Yapay Zeka 'göstergeç' dedi, ama sanırım uydurdu. İng. pointer, Fr. baguette, Alm. Zeigestock imiş) her şeyi bilen uzmanlar sık sık "Amerika/Trump İran'dan nasıl çıkacağını bilmiyor!" gibi şeyler söyledikleri için zihnimde bu düşünce uyanmış olabilir. Haklılık payı varsa, bu Tilki ve Teke kıssası Amerika'nın durumuna uyuyor. Amerika, La Fontaine'in tekesi gibi, kuyudan nasıl çıkacağını hesaplamamış gibi.  İran saldırıya uğrayan taraf olduğu için bu kıssadaki düşüncesiz tekeye, eylemi önceden planlayıp sorunsuz bir şekilde sıyrılan taraf olmadığı için de tilkiye uymuyor. Biraz şu hikâyeye benziyor İran'ın durumu:

Oğul: Baba, hırsız yakaladım!

Baba: Getir oğlum!

Oğul: Gelmiyor baba!

Baba: Salıver gitsin o zaman!

Oğul: Gitmiyor baba!

Baba: O zaman sen gel!

Oğul: Bırakmıyor baba!

 

La Fontaine'i sadece çocuklar değil, zaman zaman, hatta sık sık siyasetçiler de okumalı.









Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dilbilgisi Sorunları - 1 : Ek Yığılması ve 'Kendi' Zamiri Hakkında

Dilbilgisi Sorunları - İmla konuları

Sezai Karakoç'tan Masal