La Fontaine, Tilki ile Teke, Amerika ile İran
«Bir
çocuğa deyin ki, Crassus Perslere karşı giderken, nasıl çıkacağını düşünmeden
düşman ülkesine girdi; bu yüzden de bütün çekilme çabaları boşa gidip ordusuyla
birlikte mahvoldu. [Yani çocuk bunu anlayamaz! HD]. Aynı çocuğa bir de şunu
söyleyin: Tilki ile teke su içmek için bir kuyunun dibine inmiş; tilki tekenin
sırtını, boynuzlarını merdiven gibi kullanıp dışarı çıkmış; tekeyse inerken
nasıl çıkacağını düşünmediği için kuyuda kalmış; demek her iş yaparken sonunu
düşünmek gerek.»
Bunları
okuyunca, ne ilgisi varsa, İran'a saldıran Amerika ve tabii sarı kafalı adam geldi. Televizyonlardaki eli
deynekli (ekranda veya haritada belli bir noktayı göstermeye yarayan alet. Tam
adını bulamadım, Yapay Zeka 'göstergeç' dedi, ama sanırım uydurdu. İng.
pointer, Fr. baguette, Alm. Zeigestock imiş) her şeyi bilen uzmanlar sık sık
"Amerika/Trump İran'dan nasıl çıkacağını bilmiyor!" gibi şeyler
söyledikleri için zihnimde bu düşünce uyanmış olabilir. Haklılık payı varsa, bu
Tilki ve Teke kıssası Amerika'nın durumuna uyuyor. Amerika, La Fontaine'in
tekesi gibi, kuyudan nasıl çıkacağını hesaplamamış gibi. İran saldırıya uğrayan taraf olduğu için bu
kıssadaki düşüncesiz tekeye, eylemi önceden planlayıp sorunsuz bir şekilde
sıyrılan taraf olmadığı için de tilkiye uymuyor. Biraz şu hikâyeye benziyor
İran'ın durumu:
Oğul: Baba, hırsız yakaladım!
Baba: Getir oğlum!
Oğul: Gelmiyor baba!
Baba: Salıver gitsin o zaman!
Oğul: Gitmiyor baba!
Baba: O zaman sen gel!
Oğul: Bırakmıyor baba!
La
Fontaine'i sadece çocuklar değil, zaman zaman, hatta sık sık siyasetçiler de
okumalı.
.jpeg)
.jpeg)

Yorumlar